METRO TÜNELLERİ SANATA AÇILIYOR

İBB iştiraklerinden METRO İSTANBUL, metroda alışılmışın dışında bir sergiye kapılarını açıyor. Taksim’de bulunan Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Yaklaşım Tüneli’nde 19 Haziran – 19 Temmuz tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

Haber Ajansı

İBB iştiraklerinden METRO İSTANBUL, metroda alışılmışın dışında bir sergiye kapılarını açıyor. “İstanbul’da Şifa Bulmak” isimli sergi, Taksim’de bulunan Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Yaklaşım Tüneli’nde 19 Haziran – 19 Temmuz tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

Türkiye’nin en büyük kent içi raylı sistem işletmecisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nda yer alan Yaklaşım Tüneli’nde alışılmışın dışında bir sergiye ev sahipliği yapacak. İBB iştiraki METRO İSTANBUL’un Karşı Sanat işbirliği ile düzenlediği “İstanbul’da Şifa Bulmak” isimli sergi, 19 Haziran – 19 Temmuz tarihleri arasında ziyarete açık olacak. METRO İSTANBUL Genel Müdürü Özgür Soy, dünyanın sayılı metropollerinden biri olan İstanbul’da günlük yoğunlukların kültür-sanat etkinliklerine vakit ayırmayı zorlaştırdığını ve İstanbulluların her gün önemli bir zamanı metrolarda geçirdiğini hatırlattı. İstanbul’un kaynaklarının çok önemli bir kısmı raylı sistem yatırımlarına ayırdığını ve gittikçe artan kullanım oranının raylı sistemleri toplu taşımanın omurgası haline getirmeye başladığını belirten Özgür Soy, şöyle konuştu:

METROLAR KÜLTÜR-SANAT KAVŞAĞI HALİNE GELİYOR

“Metrolar sadece trenlerden ibaret ulaşım kanalları değil, aynı zamanda insanların günlük yaşamının bir parçası. 1 milyon metrekarenin üzerinde bir alana sahibiz ve bu alanları metropol hayatının hızına yetişecek şekilde birer kültür-sanat kavşakları şeklinde konumlandırarak İstanbulluların ev, iş ya da sevdiklerine giderken keyifli vakit geçirebilecekleri alanlar haline getirmek istiyoruz. İstanbulluların metro tünellerinde sanatın farklı dallarında eserler görmesini istiyoruz. Bugüne kadar çeşitli noktalarda fotoğraf sergisi, duvar boyama uygulaması gibi çalışmalara ev sahipliği yaptık. Bu yaklaşımımızın Türkiye’deki sanatçılar açısından da kıymetli olacağını düşünüyoruz. Onlar da kendilerini ifade edecek alanlar bulmakta zorlanıyorlar. Sanatçılarımız kent insanı ile aracısız bir şekilde buluşacak, sanat sadece sergilerde müzelerde değil, metro ile hayatın tam içinde kendisine yer bulacak. Bu nedenle alanlarımızda daha çok sanat eserine yer vermek istiyoruz.”

İstasyonların yanı sıra Taksim İstasyonu’nda bulunan yaklaşım tünelinde bir sergi düzenleyerek farklı bir etkinliğe imza atacakları bilgisini veren Özgür Soy, tünelin Taksim gibi merkezi bir bölgede yer almasının, kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapması açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi. Şehrin derinliklerine inen bu özel mekanı sanat aracılığıyla İstanbul’a kazandırmak istediklerini dile getiren Soy, “Yaklaşım tüneli; atmosferi, mimari özellikleri ve belleğiyle İstanbul’da Şifa Bulmak sergisi için eşsiz bir bağlam sağlıyor. Diğer yandan da konumu ve imkanları ile Türkiye’deki hatta dünyadaki kültür-sanat alanları haritasında yer almayı hak ediyor” diye konuştu.

Metro hattının yapımı aşamasında lojistik amaçlı açılan, ana hatta ya da tali yollara bağlantılı olan yaklaşım tüneli; 200 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde ve 4.5 metre yüksekliğinde. Bir ucu yerin altında rayında giden hayata bağlı olan tünelin diğer ucu İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan Harbiye’ye açılıyor. Tünel 2005 yılında Karşı Sanat işbirliği ile düzenlenen sergiye ev sahipliği yapmış, ancak sonrasında yalnız kalmıştı. Halen 2005 yılında düzenlenen serginin izlerini taşıyan tünel, 2021 yılında yeni bir sergiyle sanatçılara kalbini açacak..

Melis Bektaş’ın küratörlüğünde düzenlenecek sergideArek Qadrra, Berka Beste Kopuz, Canavar, Deniz Çimlikaya, Ece Eldek, Eda Aslan, Eda Emirdağ & İrem Nalça, Emin Köseoğlu, İpek Yücesoy, İsmet Köroğlu, Marina Papazyan, Metehan Özcan, SABO, Seydi Murat Koç, Umut Erbaş ve YekaterynaGrygorenko gibi önemli sanatçıların eserleri yer alacak.

Ayrıca; 19. yüzyıl kolera salgınının zirvesinde Osmanlı’da kurulan SurpPırgiç, Balıklı Rum, SurpAgop, Balat Or-Ahayim ve Bulgar Hastanesi’nin tarihini ve ilişkilerini çalışan araştırmacılar Cemre Gürbüz, GabrielDoyle ve NaomiCohen; çalışmalarının bir kısmını hikayeler ve arşivle haritalandırdıkları yerleştirmeyle sergileyecek.